Born to push you around
Better just stay down
You pull away,
He hits the flesh,
You hit the ground
Mouth's so full of lies
Tend to black your eyes
Just keep them closed,
Keep praying,
Just keep waiting
Waiting for the one
The day that never comes
When you stand up and feel the warmth
But the sunshine never comes
No, the sunshine never comes
Push you cross that line
Just stay down this time
Hide in yourself,
Crawl in yourself,
You'll have your time
God, I'll make them pay
Take it back one day
I'll end this day,
I'll splatter color on this grey
Love is a four letter word
And never spoken here
Love is a four letter word
Here in this prison
I suffer this no longerI put an end to...This
I swear!This I swear!
The sun will shine
This I swear!This I swear!This I swear!
13 Temmuz 2009 Pazartesi
18 Nisan 2009 Cumartesi
...
Dışarı çıktım.. Yağmurda yürüdüm bugün biraz..
Topuklarımda ayakta kalmanın vermiş olduğu sızı..
Aklımda, aklımdan çıkmayanların izi var..
Parlayıp geri sönen yıldızlar gibi hepsi, ağaçların arasından görünen ateş böcekleri gibi..
Zamanın genleştiği günleri atlatıp, tekrar birey olma zorunluluğu var..
İçim kanıyor zaman zaman, dişimi sıkıyorum..
Gururum kırılıyor zaman zaman, aldırmamaya çalışıyorum..
Geçer diyorum..
Seni özlüyorum.. Tek takipçimi özlüyorum.. Onu çok seviyorum...
Topuklarımda ayakta kalmanın vermiş olduğu sızı..
Aklımda, aklımdan çıkmayanların izi var..
Parlayıp geri sönen yıldızlar gibi hepsi, ağaçların arasından görünen ateş böcekleri gibi..
Zamanın genleştiği günleri atlatıp, tekrar birey olma zorunluluğu var..
İçim kanıyor zaman zaman, dişimi sıkıyorum..
Gururum kırılıyor zaman zaman, aldırmamaya çalışıyorum..
Geçer diyorum..
Seni özlüyorum.. Tek takipçimi özlüyorum.. Onu çok seviyorum...
19 Ocak 2009 Pazartesi
Anlık
Dizlerim titriyordu evet derken
Karanlığım aydınlanıyordu yavaş yavaş
_._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._
Her parçasını biryerlerde bıraktım hayat hikayemin
Her sayfasını kara kalemle doldurdum
_._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._
Kırıklarımı kendi kanımla kaynattım ben hep
İçimdeki taşlar o günlerden kalmadır
_._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._
Beni dimdik ayakta tutan sevgi dolu bakışlarınsa
Yıkan dudaklarından ve ellerinden dökülenlerdir
_._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._
Karşılık bekleseydi aşık, aşkın hatun götürmek için alınmış
Kırmızı üstü açık arabadan ne farkı kalırdı?
_._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._
Sormamalı sevgiliye hiçbir zaman seviyor musun beni diye,
Ya da beklememeli sevmek için sevilmeyi
_._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._
Hava ne kadar kirli olursa olsun
Nefes almaktan vazgeçemiyor insan
_._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._
Hayatın üzerine yeni bir film kaydediyorsan eğer,
Format atamasan bile alttakini silmelisin ki görünmesin
Karanlığım aydınlanıyordu yavaş yavaş
_._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._
Her parçasını biryerlerde bıraktım hayat hikayemin
Her sayfasını kara kalemle doldurdum
_._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._
Kırıklarımı kendi kanımla kaynattım ben hep
İçimdeki taşlar o günlerden kalmadır
_._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._
Beni dimdik ayakta tutan sevgi dolu bakışlarınsa
Yıkan dudaklarından ve ellerinden dökülenlerdir
_._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._
Karşılık bekleseydi aşık, aşkın hatun götürmek için alınmış
Kırmızı üstü açık arabadan ne farkı kalırdı?
_._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._
Sormamalı sevgiliye hiçbir zaman seviyor musun beni diye,
Ya da beklememeli sevmek için sevilmeyi
_._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._
Hava ne kadar kirli olursa olsun
Nefes almaktan vazgeçemiyor insan
_._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._._
Hayatın üzerine yeni bir film kaydediyorsan eğer,
Format atamasan bile alttakini silmelisin ki görünmesin
2 Ocak 2009 Cuma
... nedir?
Gözlerinin içinde kaybolmak
Yunuslarla yarışırken
Dalgalarda yelken açmak özgürlüğe
Ve seni seviyorum diyebilmek
Avucundaki kelebeğe
Yüzüne bakmadan uçup gitse bile
Dağlara çıkıp kekik koklamak
Çiçeklerin arasından dikenlisini sevmek
Elinden tutup dağlarda
Dağlar arasındaki çıkmaz vadilerde
Himalayalar'da, Everestler'de
Aşkı yaşatmak ona, el ele, gönül gönüle
Sevdanın nehir olup aktığı
Gözleri bulup, o en derin denizleri bulup
Gözlerinin içinde kaybolmak...
Yunuslarla yarışırken
Dalgalarda yelken açmak özgürlüğe
Ve seni seviyorum diyebilmek
Avucundaki kelebeğe
Yüzüne bakmadan uçup gitse bile
Dağlara çıkıp kekik koklamak
Çiçeklerin arasından dikenlisini sevmek
Elinden tutup dağlarda
Dağlar arasındaki çıkmaz vadilerde
Himalayalar'da, Everestler'de
Aşkı yaşatmak ona, el ele, gönül gönüle
Sevdanın nehir olup aktığı
Gözleri bulup, o en derin denizleri bulup
Gözlerinin içinde kaybolmak...
Eski Dost
Eski bir dosta rastladım dün
Gözleri kan çanağı
Beli bükülmüş, feri kesilmiş
Dağlar ağır gelmiş sırtına, besbelli
Havadan sudan konuştuk
Sudan sebepten kırmıştık birbirimizi
Yeni anladık ne kadar boş
Uzaylarda cebelleştiğimizi
Gülüştük
Sonra gözlerimiz sulandı
Mazinin puslu havalarından soluduk
Genzimizi yakan karabiber tanelerini
Çocukken kırdığımız camlar
Kalbimizin damarlarını parçaladı
Patlattığımız toplar dağıttı
Kalelerimizi, saraylarımızı
Düşündükçe geçmişi
Daha derinleri anlattık
Anlattıkça daha derinlere daldık
Sevdalar aşkları kovaladı
sohbetin akışında
Böyle bir akşamda anlatmıştı
Sevgilisini ilk öpüşünü kaldırım soğuğunda
İlk sigaramızı birlikte içmiştik
Bizim evin bodrumunda
Erkek oluyosun korkma derken
Ben de ağlamıştım o sünnet olduğunda
Hala içimizdeki çocuğu beslerken
Büyüyüp de karşılaştığımız şu anda
Çocukça şakalaştık
Görenler ne demiş olsa da
Gülüştük
Gülmeye o kadar ihtiyacım vardı ki
Onu görmeye, konuşmaya
Dağlardan, kırlardan
Babalarla gidilen mantar partilerinden
Aşklardan, meşklerden
İçe çekilmeyen sigaralardan bahsetmeye
Sonra dünyanın çivisinin çıktığını öğrendim arkadaşımdan
Meğer dünyanın öğüttüğü çocukluğumuz
Bir toz bulutuyla rüyalara karışmış...
Gözleri kan çanağı
Beli bükülmüş, feri kesilmiş
Dağlar ağır gelmiş sırtına, besbelli
Havadan sudan konuştuk
Sudan sebepten kırmıştık birbirimizi
Yeni anladık ne kadar boş
Uzaylarda cebelleştiğimizi
Gülüştük
Sonra gözlerimiz sulandı
Mazinin puslu havalarından soluduk
Genzimizi yakan karabiber tanelerini
Çocukken kırdığımız camlar
Kalbimizin damarlarını parçaladı
Patlattığımız toplar dağıttı
Kalelerimizi, saraylarımızı
Düşündükçe geçmişi
Daha derinleri anlattık
Anlattıkça daha derinlere daldık
Sevdalar aşkları kovaladı
sohbetin akışında
Böyle bir akşamda anlatmıştı
Sevgilisini ilk öpüşünü kaldırım soğuğunda
İlk sigaramızı birlikte içmiştik
Bizim evin bodrumunda
Erkek oluyosun korkma derken
Ben de ağlamıştım o sünnet olduğunda
Hala içimizdeki çocuğu beslerken
Büyüyüp de karşılaştığımız şu anda
Çocukça şakalaştık
Görenler ne demiş olsa da
Gülüştük
Gülmeye o kadar ihtiyacım vardı ki
Onu görmeye, konuşmaya
Dağlardan, kırlardan
Babalarla gidilen mantar partilerinden
Aşklardan, meşklerden
İçe çekilmeyen sigaralardan bahsetmeye
Sonra dünyanın çivisinin çıktığını öğrendim arkadaşımdan
Meğer dünyanın öğüttüğü çocukluğumuz
Bir toz bulutuyla rüyalara karışmış...
Dostuma
Şarapçılar gittiğinde ne oldu gördün mü
Kara suratlı buz gibi kaldırımlar kaldı
Gece karanlık gitti de ne oldu sanki
İçi acı dolu gürültülü yıldırımlar kaldı
Hıçkırıklarım mı boğdu beni, yoksa hayalin mi
Dünya dediğin yalnızca bir kalp kırıklığı kadar
Sevgin mi katilim benim ha, sevgin mi
Mezarlıklara bir bahtı karayı daha katar
Ayrılık dediğin bir kuru gürültü kulağında
Belki yanına bir damla gözyaşı, iki boyalı söz
Bunlar sadece kalbinde dost kaldığımda
Biterse paylaşılanlar kör olmalı o yaşlı iki göz
Dostum der ki ayrılıklar çok acı
Görmez ki biz hep, hala birlikteyiz
Unutma, dost dostun başının tacı
El ele, gönül gönüle mutluluğa yürümekteyiz...
Kara suratlı buz gibi kaldırımlar kaldı
Gece karanlık gitti de ne oldu sanki
İçi acı dolu gürültülü yıldırımlar kaldı
Hıçkırıklarım mı boğdu beni, yoksa hayalin mi
Dünya dediğin yalnızca bir kalp kırıklığı kadar
Sevgin mi katilim benim ha, sevgin mi
Mezarlıklara bir bahtı karayı daha katar
Ayrılık dediğin bir kuru gürültü kulağında
Belki yanına bir damla gözyaşı, iki boyalı söz
Bunlar sadece kalbinde dost kaldığımda
Biterse paylaşılanlar kör olmalı o yaşlı iki göz
Dostum der ki ayrılıklar çok acı
Görmez ki biz hep, hala birlikteyiz
Unutma, dost dostun başının tacı
El ele, gönül gönüle mutluluğa yürümekteyiz...
Güller Derip Adına
Güller derip adına
Sevda çölünde bir yudum su
Aradım günlerce
Pınarın etrafını güllerle donattım
Kırmızı güllerle
Ve dağların ardından
Bir gonca verdim
Beni çöle düşüren kadına
Güller derip adına
Vuslat için gün saydım
Tezkeremi almak için bu azap dehlizinden
Kararan gözlerim kimseyi görmez oldu
Kanayan cesaretimdi
Sana koşmamı engelleyen
Acı katan sevdamın tadına...
Sevda çölünde bir yudum su
Aradım günlerce
Pınarın etrafını güllerle donattım
Kırmızı güllerle
Ve dağların ardından
Bir gonca verdim
Beni çöle düşüren kadına
Güller derip adına
Vuslat için gün saydım
Tezkeremi almak için bu azap dehlizinden
Kararan gözlerim kimseyi görmez oldu
Kanayan cesaretimdi
Sana koşmamı engelleyen
Acı katan sevdamın tadına...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
